Ermenistan'a Kapı Açılacak..!

2009-07-09 16:08:00

Sonbaharda sınır açılacak Ermenistan’ın etkin partilerinden ’Naslediye’nin (Miras) önde gelen isimlerinden, milletvekili Stepan Safaryan, Türkiye-Ermenistan sınırının sonbaharda kısa bir süre için açılacağını iddia etti. Erivan’da gazetecilere konuşan politikacı, Ekim ayında İstanbul’da yapılacak Türkiye-Ermenistan futbol karşılaşmasını izlemek için İstanbul’a gidecek olan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’ın Türkiye’ye kara sınırını geçerek gideceğini söyledi. Bakü karşı çıkmaz “Büyük bir olasılıkla Azerbaycan Ankara’nın bu tavizine karşı çıkmaz” diyen Safaryan’a göre, Sarkisyan’ın Türkiye ziyareti Ankara-Erivan ilişkilerine yeni ivme kazandırmayacak ve mevcut statiko daha uzun bir süre için korunacak. Dağlık Karabağ sorununu Ermenistan çıkarlarına uygun bir şekilde çözümlenmeyeceğinden de kaygı duyduğunu belirten Safaryan, “Uluslararası camia sorunun Azerbaycan’ın tutumu dikkate alınarak çözümlenmesini istiyor. Erivan’a baskılar giderek artıyor” dedi. Devamı

Ergenekon Mu Arıyorsunuz?

2009-05-04 20:28:00

Ergenekon var. Ama bu ülkede daha çok !!!!!!!! Evet, ülkede uzunca bir süredir bir türlü ortaya çıkarılamayan bir terör örgütü aranıyor. Aranıpta bulunamayan bu bazılarının ETÖ? Dedikleri bazılarının da Türklerin tarihinden geldiğini bildiği “ERGENEKON” 12. dalgasıyla ülke gündemindeki yerini korumaya devam ediyor. Bugün itibarıyla yine sözde bir Ergenekoncu daha tutuklanmasının ardından yirmi dört saat geçmeden yoğun bakıma alındı. Geçmişte de gözaltında iken rahatsızlanıp tahliye edildikten sonra ölen de oldu. Hatta bir subay da bilindiği üzere Gata’da tedavi görüyor. Ergenekon'u sabahın erken saatlerinde evleri dernekleri üniversiteleri basarak aramaya ne gerek var ki, onu bulmak çok kolay. Hem de hiç o kadar yorulmaya insanlara eziyet etmeye işkence altına almaya da gerek yok. Evet! Ergenekon var olduğuna da elbette ki inanıyorum ve de biliyorum. Var var var. Bal gibi de var. Ama o bu şekilde aranmakla bulunmayacak bir şey. Şimdi aklıma geldi. Yapılan operasyonlarda, aranan Ergenekon terör örgütü acaba, siyasi iradeyle ters düşen bir yapının mı adı yoksa siyasi iradenin kendisinden korktuğu için ortaya attığı bir kabusun mu habercisi? Bunu anlamak için ise, kimlerin gözaltına alındığına baktığımızda zaten bu karşımıza çıkıyor. Birilerinin paçasının tutuşması sonucu oluşan ve yapılandırılmaya çalışılan bu olgunun temeline biraz inecek olursak karşımıza bir takım güçlerin hazırladığı bir tezgah ortaya çıkıyor. Eski Genelkurmay başkanı, Yaşar Büyükanıt Paşa'nın safdışı bırakılması planı ile başlayan “Şemdinli” olayından sonra, ülkede bir taban zıtlığı hareketi doğrulmaya çalışıldı. Bu doğrultuda devam eden süreçle birlikte gelişen ve geliştirilmeye çalışılan olayl... Devamı

Türkiye Atatürk'tür Atatürk Türkiye'dir

2009-05-04 20:26:00

Atatürk'ün başyaveri Salih Bozok anlatıyor: Başkumandan, düşmandan kurtardığı İzmir’de geçireceği ilk geceyi yaşıyordu. Mustafa Kemal Paşa İzmir'de ilk gecesini çalışarak geçirdi. Zengin bir sofra hazırlandığı halde ufak tefekle karnını doyurdu ve geç vakitlere kadar çalıştı. Ertesi sabah erkenden uyandık. Hafif bir kahvaltıdan sonra vilayet konağına gittik. Vali, İngiliz konsolosu ile konuşuyordu. Biz gelince vali ayağa kalktı ve konsolos ile Mustafa Kemal Paşa’yı tanıştırdı. Konsolos iyi Türkçe biliyordu. Paşa valiye sordu: -"Konu nedir ?" Vali anlattı: -"Sayın konsolos, İngiliz tabası vatandaşlarla Rum ve Ermeni azınlığın güven altında olup olmadığından endişeleniyorlar. Ben kendilerine herkesin geven altında olduğunu bildirdim". Mustafa Kemal Paşa konsolosun Türkçe bildiğini biliyordu, buna rağmen kendisine valiyi muhatap aldı: - "Ee, peki daha ne istiyormuş ?" Bu soruya konsolos Türkçe cevap verdi: -"Tabamız için hükümetinizden yazılı teminat istiyorum !" Paşa: -”Ne yani, Yunanlılar zamanında siz tabanızı daha emniyette mi görüyordunuz ?" Konsolos, kasılarak: -"Evet" dedi, "Yunanlılar buradayken tabamızı daha emniyette görüyorduk." -"Öyleyse buyurun, tabanızla birlikte Yunanistan'a gidin, efendim !" Konsolos sinirlenerek sesini yükseltti: -"Yani majestelerimin hükümetine savaş mı açıyorsunuz ?" Paşa: -"Siz kiminle neyi konuştuğunuzu biliyor musunuz? Ben Millet Meclisinin başkanı ve Türk orduları başkomutanıyım. Savaş açmaya da barış yapmaya da tam yetkiliyim. Peki siz kimsiniz ?! Hükümetiniz adına savaş ve barış görüşmeleri yapmaya yetkili misiniz? Böyle bir yetkiniz varsa görüşelim. Yoksa (eliyle kapıyı gösterdi) buyurunuz dışarıya, efendim !.." Konsolos, Mustafa Kemal Paşa’nın son sözleri üzerine sapsarı kesildi ve tek bir... Devamı

Korkma..

2009-05-04 20:19:00

İstiklal Marşımız nasıl başlar? «Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen alsancak…» Mehmet Akif'in Türk milletinin sesini ve ruhunu yansıtan ölümsüz dizeleri, İstiklâl Savaşımızın en karanlık günlerinde yazılmıştır. «Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir» diyen ve «ya istiklâl, ya ölüm» azmiyle direnen Türk yurtseverlerinin oluşturduğu Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından da «milli marş» olarak, o kan ve ateş döneminde kabul edilmiştir. Ülke işgal altındadır. Emperyalizmin maşalığına soyunan kuklalar, Ankara kapılarına dayanmıştır. «Memleketin dâhilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde» dir ve bu iktidar sahipleri, kişisel çıkarlarını işgalcilerin siyasi amaçlarıyla birleştirmişlerdir. Millet, yoksulluk içinde bitkin ve ezilmiştir. İşgal güçleri ile işbirliği halinde olan bu satılmışların kışkırtması ile Anadolu'nun dört bir yanında ayaklanmalar çıkmıştır. Türk milliyetçilerinin elinde ise ne imkân vardır, ne ordu… Vatanı için canını ortaya koyan ve işgalcilere teslim olmayanlar ise «eşkıya» , «çapulcu» , «haydut» vb. sıfatlarla karalanmaya çalışılmaktadır. Hepsinin boynunda İstanbul hükümetinin verdiği idam kararları asılıdır, ama yine bütün yurtseverlerin yüreklerinde bağımsızlık ve egemenlik için direnme kararlılığı ve ateşi vardır. İşte bu koşullarda, o ölümsüz dizeler nasıl seslenir Türk milletine? «Korkma!» O günlerin üzerinden neredeyse yüzyıl geçti! Ne acıdır ki yaklaşık bir asır sonra koşullar yine aynı… Ve yine Türk milletine seslenmek gerekiyor: «KORKMA!» Atatürk'e ve bize bıraktığı mirasa, yani Cumhuriyetimize... Devamı

Göz Boyama Komisyonu!..

2009-05-04 20:18:00

TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’na bağlı heyet 26 Şubat 2009 tarihinde Silivri Cezaevi incelemelerinde bizim koğuşumuzu da ziyaret etti. Dokuz aydır bir hücreye hapsedilmiş ve unutulmuş bir mapus için bu ziyaret çok anlamlıdır. Heyet üyelerine hoş geldiniz seremonisi ve çay ikramımızdan sonra dertlerimizi anlatmaya başladık. Koğuşumuzun büyüğü olarak ilk önce Mustafa ÖZBEK ağabeyimiz konuşmaya başladı. Neden tutuklandığını ve ne ile suçlandığını bilmediğini anlattı. Yandaş medyanın kendisi hakkında yaptığı iftira ve yalan haber kampanyalarına karşılık hukuk savaşı başlattığını fakat dava ve soruşturma sürecinin gizlilik kuralını ihlal eden yayın kuruluşları hakkında savcıların neden işlem yapmadıklarını sordu. Türkiye’nin en önemli ve en büyük sendikasının Genel Başkanı olarak terör örgütü üyesi olmakla suçlandığını ama bu örgütün adının ne olduğunu hiç kimsenin bilmediğini belirterek; bu davanın savcısıyım diyerek davayı siyasallaştıran ve açıklamalarıyla yargı üzerinde baskı oluşturan Başbakan bu örgütün adını biliyorsa çıkıp açıklasın. İçinde bulunduğumuz bu durum İnsan Hakları İhlali değilse nedir? Diye sordu. Komisyon Başkanı ve AKP’li milletvekilleri anlatılanlardan rahatsız olsalar da diğer komisyon üyeleri can kulağıyla dinlediler. Mustafa ÖZBEK söyleyeceklerini tamamladıktan sonra ben konuşmaya başladım. Onbinlerce askerimizin ve vatandaşımızın katili olan köpeği üç kişi Türkiye’ye getirmişti ama benim evim sabahın altı buçuğunda otuza yakın polis tarafından basıldı. Aralarında kadın polis olmadığı için eşimin ve kızımın eşyalarını bile erkek polisler didik didik aradılar. Bütün bu işlemler sırasında ve işyerim aranırken de avukatımı aramama izin verilmedi. Yedi günlük g&... Devamı

Yabancı En Çok AKP Döneminde Mülk Aldı

2009-05-04 20:08:00

Bayındırlık eski Bakanı Faruk Nafiz Özak, bugüne kadar 44 milyon metrekare toprak satıldığını, bunun 34 milyon metrekaresinin AKP dönemine ait olduğunu açıkladı. Satış rekoru AKP’de! TÜM satışların yüzde 76’lık bölümünü tek başına gerçekleştiren AKP, 34.2 milyon metrekare arazi ve arsanın yanı sıra, tam 54 bin 472 taşınmazın da yabancıya geçmesini sağlayarak satışta çifte rekor kırdı. Yabancıların 1 milyon metrekarenin üzerinde toprak aldığı il sayısı 15’i geçti. Muğla, Antalya ve Ankara ilk 3’te yer aldı. Yabancı en çok AKP döneminde mülk aldı Bakan Faruk Özak’ın rakamlarına göre yabancılara bugüne kadar 44 milyon metrekare arazi satıldı. Satışın yüzde 76’lık bölümü ise AKP döneminde yapıldı. Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Faruk Nafiz Özak’ın MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın soru önergesine verdiği yanıt, yabancılara yapılan taşınmaz satışlarının AKP hükümetleri döneminde büyük oranda arttığını ortaya koydu. Bayındırlık ve İskan eski Bakanı Faruk Nafiz Özak, MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık’ın yabancılara yapılan taşınmaz satışlarıyla ilgili önergeyi yanıtladı. Özak’ın rakamlarına göre, Cumhuriyet tarihi boyunca yabancı gerçek kişilere toplam 44 milyon 479 bin 191 metrekare büyüklüğünde 24 bin 632 adet arsa ve arazi satışı yapıldı. Bu taşınmazların 34 milyon 24 bin 88 metrekarelik bölümünün satışı 1 Ocak 2003-31 Mart 2009 tarihleri arasında gerçekleştirildi. AKP döneminde yabancılara satılan arsa ve arazilerin oranı ise yüzde 76 oldu. Daire satışında da rekor Aynı dönemde yabancılara satılan kat mülkiyetli taşınmazların toplam miktarı ise 6 milyon 613 bin 587 metre kare, sayısı da 50 bin 911 oldu. Bu miktarın 5 milyon 653... Devamı

Deniz Feneri'nin Işığı Gecikmeyle Karardı

2009-05-04 20:06:00

Vurgun dosyasında adı geçen şirketler yok oldu Deniz Feneri e.V davası kapsamında Alman savcı, 20 Ocak 2009 tarihinde Türkiye’deki 12 şirketin Türk makamlarınca basılması talebinde bulundu. Bu talebin üzerinden 3 aydan fazla süre geçti, ancak Türkiye’de herhangi bir işlem yapılmadı. Yapılan araştırmada şirketlerin hiçbiri yerinde bulunamadı. 16.9 milyon euro Türkiye’ye gitti Almanya’da bağış olarak toplanan paralardan 16.9 milyonunun Türkiye’ye gönderildiğini tespit eden Alman savcılar, bu paraları sorunca dernek Türkiye’deki 12 şirketin adını, adresini verip bu şirketlerden yardım malzemesi satın aldıklarını öne sürmüş, faturalarla da bu savlarını kanıtlamaya çalışmışlardı. Bu iddiaları inandırıcı bulmayan Alman yetkililer 20 Ocak 2009’da Türkiye’den bu şirketlere baskın düzenlenerek elde edilen belgelerin kendileriyle paylaşılmasını talep etti. İşte sonuç... BASILACAK ŞİRKETLERİN YERİNDE YELLER ESİYOR! Derneğin yoksullara ‘Prada kot aldığı’ Aktif taşınmış! ŞİRKET ADI: Aktif Barter A.Ş. İDDİANAMEDE YAZAN: Sanıkların bazıları bu şirketin ortakları arasında. Deniz Feneri e.V, Alman savcılara Aktif Barter’dan yoksullara yardım eşyaları aldıklarını söylemiş ve naylon faturaları göstermişti. Faturalarda tanınmış marka ürünleri var. Örneğin Prada- Jeans gibi! ALMAN SAVCININ BİLDİRDİĞİ ADRES: Nişanca Mahallesi, Eyüp Bulvarı No:40 Eyüp-İstanbul SON DURUM: 7 Şubat 2008 tarihinde şirketin adresi değişti ve Eyüp Kar İş Merkezi Defterdar Mahallesi Ortakçılar Caddesi No: 80/53 adresine taşındı. Bu taşınma ile Aktif Barter, Kanal 7 televizyonu ile komşu oldu. 329 ton salça ve peynir alınan Martemsan sırra kadem bastı! ŞİRKET ADI: Martemsan İDDİANAMEDE YAZAN: Deniz Feneri e.V, 16.9 milyon euro’nun bir kısmıyla Martemsan adlı şirketten yardım eşyası alın... Devamı

Eğer Böyleyse Bu Devlette Hastalık Var!

2009-05-04 20:03:00

Büyükanıt, kendisinin Emniyet tarafından araştırıldığını söyledi Devlette kurumlar arasında güvensizlik varsa, şüpheler varsa o devlet sorunludur. Ben asker olarak emniyetin istihbaratına güvenmiyorsam, çünkü bana istihbarat getirecek kurum benim hakkımda istihbarat topluyor. Bunlar gerçek vakalar. Adalet Bakanlığı İçişleri Bakanlığı’na, MİT Emniyet’e, Emniyet MİT’e güvenmiyor. O zaman bu devlette hastalık var. ESKİ Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, MİT-Emniyet, Emniyet-Asker gibi kurumlar arasında güvensizlikten dolayı devletin hasta olduğunu söyleyerek, "Bana istihbarat getirecek kurum benim hakkımda istihbarat topluyor" dedi. Orgeneral Büyükanıt, Beykent Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Merkezi (BÜSAM) tarafından düzenlenen Siyaset ve Devlet Yönetimi Sertifika Programı’nda "Politikacı ve Ordu" konulu ders verdi. Emekli Orgeneral Büyükanıt politikaya meraklılara şunları anlattı: Cumhurbaşkanı uyumdan sorumlu Devlette kurumlar arasında güvensizlik varsa, şüpheler varsa o devlet sorunludur. Ben asker olarak emniyetin istihbaratına güvenmiyorsam, çünkü bana istihbarat getirecek kurum benim hakkımda istihbarat topluyor. Bunlar gerçek vakalar. Adalet Bakanlığı İçişleri Bakanlığı’na, MİT Emniyet’e, Emniyet MİT’e güvenmiyor. O zaman bu devlette hastalık var. Bu kurumların uyumlu çalışmasından anayasa gereği başbakan değil cumhurbaşkanı sorumlu. Bakana palto tutan komutanlar Askerliğin içine politikayı sokmak istiyorsanız, orduyu Milli Savunma Bakanlığı’na bağlayın. Bu, Demokrat Parti döneminde yaşanmıştır. Biz, Savunma Bakanı’nın paltosunu tutan komutanlar da gördük. Genelkurmay Başkanlığı, anayasa gereği başbakanlığa bağlı. Savunma Bakanı’na bağlı olmasıyla Başbakan arasında şekil açısından fark ... Devamı